Kurmak, Yaşatmak ve Geleceğe Emanet Etmek
OSTİM’in hikâyesi, Anadolu’nun asırlara dayanan Ahilik mirasıyla yoğrulmuş küçük sanayicilerin; ortak akıl, dayanışma, alın teri ve üretim iradesiyle başladı. Bizler, 1967 yılında yalnızca iş yerleri inşa etmedik; birlikte üretmenin, birlikte büyümenin, helal kazancı paylaşmanın ve ülkemizin kalkınmasına omuz vermenin kurumsal zeminini oluşturduk. Zaman içinde gördük ki sanayinin kalıcı ve güçlü biçimde gelişmesi; bina, tezgâh ve altyapının ötesinde eğitim, teknoloji, araştırma, girişimcilik, ahlak, liyakat ve güçlü kurumlar gerektiriyor.
OSTİM Vakfı’nı 1993 yılında bu anlayışla kurduk. Amacımız yalnızca belirli faaliyetleri yürütmek veya mevcut kaynakları yönetmek değildi. OSTİM’in maddi ve manevi birikimini koruyacak, geliştirecek; ihtiyaç duyulan yeni kurumları kuracak ve bu kurumların kuruluş amaçları doğrultusunda geleceğe taşınmasını sağlayacak kalıcı bir yapı oluşturmaktı.
Bu yönüyle OSTİM Vakfı, bir kurumsal sahiplik vakfıdır. Vakfımız; kurumların günlük işleyişine müdahale eden değil, onların kuruluş felsefesini, stratejik yönünü, manevi sorumluluğunu ve sürdürülebilirliğini güvence altına alan bir kurumsal çatı olarak tasarlanmıştır. OSTİM Endüstriyel Yatırımlar A.Ş., OSTİM Teknik Üniversitesi, OSTİM Teknopark, OSTİM Proje ve Teknoloji A.Ş. ile bağlı iştiraklerimiz, birbirinden kopuk ve bağımsız yapılar değil; aynı kalkınma idealinin farklı alanlarda çalışan, birbirini tamamlayan unsurlarıdır.
Vakıfnamemizde ifade edilen emanet anlayışı da tam olarak bunu anlatır. Bize bırakılan emanet yalnızca taşınır ve taşınmaz varlıklardan ibaret değildir. OSTİM’in üretim ahlakı, sanayicimizin alın teri, dayanışma kültürümüz, kurucularımızın emeği, gençlerimizin eğitim umudu, ülkemizin yerli ve millî üretim kabiliyeti de bu emanetin içindedir. Bu emanet; vatanımıza, milletimize, mukaddesatımıza ve gönül coğrafyamıza karşı taşıdığımız tarihî sorumluluğun da bir ifadesidir.
Bizim sorumluluğumuz, geçmişte kurulanları yalnızca muhafaza etmek değildir. Onları zamanın ihtiyaçlarına göre geliştirmek, yeni kurumlarla güçlendirmek, özünden ve amaçlarından uzaklaştırmadan gelecek nesillere aktarmaktır. Vakıfnamemizde de kurumlarımızın yaşayabilmesi, kaynaklarının korunup geliştirilmesi ve emanete ehil yöneticilere teslim edilmesi açık bir sorumluluk olarak ortaya konulmaktadır. Çünkü vakıf anlayışı, sahip olmayı değil emanet taşımayı; tüketmeyi değil çoğaltmayı; yalnız bugünü değil, henüz doğmamış nesillerin hakkını da gözetmeyi gerektirir.
Bugün OSTİM Vakfı; sanayi, üniversite, teknoloji, girişimcilik, yatırım ve toplumsal dayanışmayı aynı ekosistemde buluşturan kurucu, koruyucu ve yaşatıcı bir kurumdur. Vizyonumuz, OSTİM’de oluşan bu tecrübeyi yalnızca bölgemiz için değil; Türkiye’nin, gönül coğrafyamızın ve insanlığın sürdürülebilir kalkınmasına katkı sunan, değer ve ümit üreten bir modele dönüştürmektir.
Bizler, aklın rehberliğinde, ahlakın denetiminde, adaletin güvencesinde, adap çerçevesinde; aşkla çalışmaya, üretmeye, hizmet etmeye ve paylaşmaya devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki kurum kurmak önemlidir; fakat asıl sorumluluk, o kurumları kuruluş gayelerine sadakatle yaşatmak, güçlendirmek ve bizden sonraki nesillere daha sağlam, daha itibarlı ve daha bereketli biçimde teslim etmektir.
Orhan Aydın
Mütevelli Heyeti Başkanı